SİZİ ARAMAMIZ İÇİN 👉
Bruselloz nedir?
Bruselloz, Brucella cinsi bakterilerin neden olduğu, hayvanlardan insanlara bulaşabilen (zoonotik) bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık genellikle dalgalı ateş, gece terlemeleri, eklem ve kas ağrıları, baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybı ile seyreder. Bazı hastalarda artrit, spondilit gibi eklem tutulumları gelişebilir. Daha ağır olgularda sinir sistemi tutulumu (menenjit), kalp iç zarının enfeksiyonu (endokardit), karaciğer ve dalak büyümesi ile erkeklerde testis ve epididim tutulumları görülebilir. Bruselloz; sığır, koyun, keçi, domuz ve deve gibi hayvanlardan insanlara bulaşır ve dünya genelinde yaygın olarak görülür. Hastalık bazı kişilerde akut seyredebilirken, bazılarında subklinik veya kronik formda uzun süre devam edebilir. Tekrarlayan enfeksiyonlar da görülebilir. Bruselloz her yaş grubunda ortaya çıkabilir.
Brusella hastalığını hangi etkenler yapar?
Bruselloz etkeni Brucella cinsi bakterilerdir. İnsanlarda hastalık en sık üç tür tarafından oluşturulur:
Brucella melitensis
Brucella abortus
Brucella suis
Brucella canis insanlarda enfeksiyona neden olabilir ancak daha nadir görülmektedir. Brucella ovis ve Brucella neotomae türlerinin ise insanlarda hastalık oluşturduğu gösterilmemiştir.
Son yıllarda farklı hayvan kaynaklarından izole edilen ve insanlarda enfeksiyon oluşturabilen yeni türler de tanımlanmıştır:
Deniz memelilerinden izole edilen B. ceti ve B. pinnipedialis (2001, ABD ve İngiltere)
Çek Cumhuriyeti’nde kemirgen ve tilkilerden izole edilen B. microti
Avustralya’da insanlardan pnömoni ve göğüs enfeksiyonları ile ilişkilendirilen B. inopinata
Daha yakın dönemde:
2014 yılında babun kolonilerinden B. papionis
2016 yılında Avusturya’da kızıl tilkilerden B. vulpis
türleri tanımlanmıştır. Ancak bu türlerin diğer hayvanlarda ve insanlarda hastalık oluşturma kapasiteleri henüz tam olarak netleşmemiştir.
Hastalığın kuluçka dönemi ne kadardır?
Brusellozun kuluçka dönemi oldukça değişkendir. Genellikle 2–4 hafta arasında kabul edilmekle birlikte, bu süre organizmaya giren bakteri yüküne ve kişinin bağışıklık durumuna bağlı olarak farklılık gösterebilir. Hastalık, enfeksiyondan sonra 5 gün ile 5 ay arasında herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. Kuluçka süresinin geniş aralık göstermesi, bruselloz tanısını zorlaştıran önemli faktörlerden biridir.
Konakçının savunma sistemi nasıl çalışır?
Brusella türleri hücre içi yerleşim gösterdiği için, konakçının savunmasında en önemli mekanizma hücresel bağışıklık sistemidir. Özellikle aktive olmuş makrofajlar ve T lenfositleri hastalığın kontrolünde temel rol oynar. Enfekte hücreleri hedef alan CD8+ (sitotoksik) T lenfositleri, enfekte hücrelerin ortadan kaldırılmasına katkı sağlar. CD4+ yardımcı T hücreleri ise çeşitli sitokinler salgılayarak makrofajları aktive eder ve onların bakterileri öldürme (mikrobisidal) kapasitesini artırır. Bu hücresel immün yanıt, bruselloz enfeksiyonunun kontrol altına alınmasında temel savunma mekanizmasını oluşturur. Yetersiz hücresel immün yanıt durumunda enfeksiyon kronikleşme eğilimi gösterebilir.
Hastalığın daha yaygın ve çok görüldüğü bölgeler nerelerdir?
Bruselloz, dünya genelinde özellikle hayvancılığın yaygın olduğu ve çiğ süt ürünlerinin tüketildiği bölgelerde daha sık görülmektedir. Hastalık en çok Akdeniz havzası ülkelerinde, Orta Doğu ve Körfez ülkelerinde, Latin Amerika, Afrika’nın birçok bölgesinde ve Güney ile Orta Asya ülkelerinde endemik olarak görülmektedir. Hayvan kontrol programları ve pastörizasyon uygulamaları yapılan ülkelerde bruselloz insidansı oldukça düşüktür.
Brusellozun teşhisi nasıl yapılır?
Brusellozun klinik bulguları oldukça değişken olduğu için birçok hastalıkla karışabilir. Bu nedenle tanı, klinik değerlendirme ile birlikte laboratuvar testlerinin bir arada yorumlanmasıyla konur. Hastalığın erken dönemlerinde kan kültürü pozitif olabilir, ancak Brucella türlerinin yavaş üremesi nedeniyle kültür sonuçlarının alınması genellikle 3–4 haftayı bulabilir. Tanıda en önemli destek, serolojik testlerdir. Ancak subklinik enfeksiyonlarda veya uzun süre yüksek titrelerin devam ettiği durumlarda yorumlama güçlükleri yaşanabilir. Tarama testlerinin negatif olduğu şüpheli vakalarda, sonuçların diğer test yöntemleriyle doğrulanması gerekir. Nadiren etken, beyin omurilik sıvısından (BOS) izole edilebilir. Bununla birlikte BOS ve serumda spesifik antikorlar tespit edilebilir. Merkezi sinir sistemi tutulumu olmayan brusellozda BOS’ta antikor saptanmazken, nörobruselloz vakalarında BOS’ta artmış IgG düzeyleri ve lenfositik pleositoz görülebilir. Ayrıca BOS’ta düşük düzeyde S-LPS ve sitoplazmik proteinlere karşı antikorlar da tespit edilebilir. Bu antikorlar Rose Bengal testi ve Counter Immunoelectrophoresis (CIE) gibi yöntemlerle saptanabilir.
Dezenfektanların Brusellalara etkileri nasıldır?
Brusella türleri birçok yaygın dezenfektana duyarlıdır. Özellikle %1 sodyum hipoklorit, %70 etanol, iyot/alkol solüsyonları, glutaraldehit ve formaldehit gibi kimyasal dezenfektanlarla etkili şekilde inaktive edilebilirler. Bu nedenle uygun dezenfeksiyon ve sterilizasyon uygulamaları, laboratuvar güvenliği ve enfeksiyon kontrolünde büyük önem taşır.
Brusellozda serolojik teşhis nasıl olur?
İnsan brusellozunun serolojik tanısında temel antijenler, Brucella bakterisinin smooth (S) lipopolisakkaritleri (LPS) ve sitosolik (hücre içi) proteinleridir. LPS antijenleri immünodominant olmakla birlikte, bazı Gram negatif bakterilerle çapraz reaksiyon verebilir. En sık kullanılan tarama testi Rose Bengal testidir. Bu test hızlı sonuç verir ancak özellikle brusellozun yaygın olduğu bölgelerde diğer testlerle doğrulanması gerekir.
Antikor yanıtı
Enfeksiyonda bağışıklık yanıtı genellikle önce IgM, daha sonra IgG ve IgA antikorlarının oluşmasıyla gelişir. Akut enfeksiyonlarda IgM baskın olabilirken, kronik veya geç dönemlerde IgG daha belirgin hale gelir. Tedavi sonrası antikor titreleri genellikle düşer. Ancak bazı hastalarda IgM ve IgG uzun süre düşük düzeyde pozitif kalabilir. Tekrarlayan enfeksiyonlarda çoğunlukla IgG artışı görülürken IgM yanıtı belirgin olmayabilir.
Başlıca serolojik testler
Bruselloz tanısında kullanılan başlıca testler şunlardır:
Rose Bengal Testi (hızlı tarama)
Standart Tüp Aglütinasyon Testi (SAT)
2-ME veya DTT Tüp Aglütinasyon Testi
Coombs Antiglobulin Testi
ELISA (IgM, IgG)
Komplement Bağlama Testi (KBT):SAT için klinik belirti gösteren hastalarda çoğu değerlendirmede 1/160 ve üzeri titreler anlamlı kabul edilir (epidemiyolojik bölgeye göre değişebilir). Coombs ve ELISA testleri, özellikle kronik ve uzun süreli enfeksiyonların değerlendirilmesinde daha duyarlıdır. Komplement Bağlama Testi ise teknik olarak daha zahmetli olmakla birlikte bazı çalışmalarda hastalığın ileri dönemlerinde daha yüksek uyum göstermektedir.
Deri testi: Brusellozda kullanılan deri hassasiyet testleri, geçirilmiş enfeksiyonu gösterebilir, ancak aktif enfeksiyonu ayırt etmede güvenilir değildir. Ayrıca yanlış pozitif sonuçlara yol açabilir.